“MİLLÎ EĞİTİM”

13:43:08 | 2022-08-03
Mustafa Önder
Mustafa Önder       [email protected]

“MİLLÎ EĞİTİM”

Mustafa ÖNDER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İbn Haldun Üniversitesi açılışında, “eğitim ve kültürde arzu ettikleri ilerlemeyi sağlayamadıklarını” söylemişti.

Uzun zamandır üzerinde titizlikle durup Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dikkatini “eğitim”e çekmek için uğraşıyorduk...

Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 18 yıllık AKP iktidarında yedinci bakandı ve çok ümitlenmiştik...

Lâkin etrafındaki çemberi ve malum-senli kadroyu kıramadı; üstüne pandemi özel şartları da eklenince işi zorlaştı!

Ama Erdoğan'ın “farkındalık açıklaması” yüreğimizi ferahlattı!

*

Milletin üç önemli hakkı var: Eğitim, sağlık, adalet...

Bunu devlet sağlamak zorundadır.

Milletin eğitim seviyesi ne kadar yüksekse, “vatandaş olma” bilinci o kadar yüksek olur.

Sağlık ve adalette şuuru o kadar yüksek olur...

Üzülerek yazıyorum ki 18 senede 7 bakan değişimi ve her birinin ayrı yoğurt yiyişi Türk millî eğitim sistemini allak bullak etmişti...

Tam 17 defa sistem değişikliğine gidildi.

Eğitimin temel taşı öğretmenlik mesleği, ilginç ve utanılacak hallere düşürüldü.

Kadrolusu, sözleşmelisi, ücretlisiyle bölük pörçük edildi; binlercesi atanamadı..

Öğretmen aileleri parçalandı: eşlerin biri Van'da biri Manisa'da çalışır oldu...

Birçok üniversite, eğitim fakülteleri dururken farklı okul mezunlarına pedagojik formasyon vererek mesleği sokağa düşürdü..

Öğretmen yetiştirmek çok önemli bir iştir. Nasıl yetiştirdiyseniz onun meyvesini toplarsınız. 15 Temmuz ihaneti bunun sonuçlarından biridir!

Geçmiş üzerinden AKP'yi vurmak değil niyetimiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yerli yerine oturması için hatalardan ders çıkarmamız gerekir.

*

Ülkenin 2023 ve 2053 hedeflerine lider ülke olarak varabilmesi için “Cumhur ittifakı”nın eğitim, sağlık ve adalette önemli reformlar yapması gerekir.

İçinde bulunduğumuz şartlarda eğitimde altyapıda önemli yatırımlar yapıldığını biliyoruz. Ama öğretmen açığımız fazladır. En modern dersliği de yapsanız, ana faktör “öğretmen”dir, onsuz başaramazsınız.. Hangi teknolojiyi uygularsanız uygulayın yüzyüze eğitim şarttır!

Yabancı dilde eğitim bir başbelâsıdır ve vazgeçilip Türkçe eğitime ve Türkçe'ye önem verilmelidir.

Devletin öğrenciye bedava dağıttığı ders kitapları problemlidir; her öğretmen başka kaynaklardan faydalanma yolundadır ve piyasada kaynak ve test kitabı yayınevi enflasyonu vardır. Üstelik bir dönem kullanılan kitap öbür yıla kullanılamıyor. Acilen millî ve kalıcı müfredat tespit edilmelidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimci ve dilci ilim adamları ile belli tecrübeye ulaşmış öğretmen temsilcilerinin katıldığı bir “Millî Eğitim Şurası”yla eğitim camiasına bir hareket getirmeli, çağın şartlarına uygun ve uzun yıllar temel olacak bir “müfredat” oluşturulmalıdır.

Tayyip Bey'in samimiyetle ve dürüstçe ortaya koyduğu teşhis takdire şayandır ve önümüzdeki yıllarda eğitime odaklanıp sağlıklı bir yola revan olmalıyız.

Bünyemizi kemiren birçok hastalığın müsebbibi eğitimdeki meselelerdir.

Üstelik eğitim kurumlarına sirayet etmiş birçok virüs de temizlenmeli, aşağıdan tepeye kadar liyakatsiz, beceriksiz ama yancı kadrolaşma önlenmelidir.

İnanarak söylüyorum ki, bünyedeki sarı sendikalar, iktidarın altını oyacak noktaya varmıştır. Yazık, günahtır bu ülkeye ve camiaya...

*

“Cumhur ittifakı”na liderinin izinde omuz veren bir Türk milliyetçisi olarak, Cumhurbaşkanımızın samimi sözlerinden ümitvarız... Mutlaka başlatılacaktır!

Hele hele 2021 bütçesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın “Eğitime ayırdığımız kaynağı, 2021 yılında 211,4 milyar liraya çıkarıyoruz. Bütçe giderlerinin yüzde 15,7’sini tek başına eğitime ayırıyoruz” sözlerini de önemsiyoruz. Yetmez ama atılımdır!




ETİKET :  

Tümü